Sokak futbolunu öldürdük!




Futbol severler olarak bir çoğumuz sokakta futbol oynayarak büyüdük. Aslında futbolun tarlasıydı sokaklar… Bunun en büyük kaynağı da Brezilya idi... Brezilya sokaklarından  kopup gelen yıldızlar her zaman fark yaratmışlardı. Hepsi de oyun zekasına sahiptiler. Sokaktan yetişen pek çok çocuğun hayalinde hep onlar gibi futbolcu olmak vardı...

Her küçük çocuğun rüyasında Ronaldinho, Ronaldo, Neymar, Denilson, Jay Jay Okocha , Ricardo Quaresma gibi olmak vardı. Şanslı bir nesildik ki bu yıldızları izleme şansı bulduk.

Modern dünyanın gelişen oyunları, hızına yetişemediğimiz teknoloji, fiberoptik çağ ve dahası değişimler, sokaklarda var olan sessizlik, sokakları dolduran park etmiş arabalar ve boş arsalara dikilen binalar… Bunları gördükten sonra  ’bana çocukluğumu geri verin’ ya da ‘çocuklarımıza çocukluğunu yaşayacak şartlar’ sağlayın diye bağırmak geçiyor insanın içinden...

SOKAK FUTBOLUNUN BİZDEKİ ÖNEMİ 

Gecesi gündüzü olmayan bir oyundu bizim için sokak futbolu... İki taşı kale yapıp kurallarını kendimiz belirlerdik…  Taştan kalelerle mahalle aralarında oynadığımız hakemsiz futbolun keyfini hiç bir şey vermemiştir çocukluğumuzda.. .Yorulmadan, soluk almadan kimi zaman üst üste oynanırdı maçlar...  Ofsayt, geri pas korner olmasa da, üç korner bir penaltı olsa da sokak aralarında oynanan futbolun kendine göre kuralları ve doyulmaz bir tadı vardı.

Park, otopark, plaj, çıkmaz sokak neresi olursa olsun yerin asla önemli yoktu.  Futbol topu ve futbolcular yeterliydi bizim için. Sokakta önemli olan futbol oynamaktı. Oynatmamak değil!...

Bu muhteşem özgürlük kendi disiplinini kendi yaratıyordu. Hakem yok.  Saha çizgileri yok… Bütün bu yoklara rağmen oyuncular dürüst olmak zorundaydı... Dürüsttük biz... En çok iki dakika tartışır kararı verirdik biz. Hatta sahanın kenarında veya duvarın üstünde oturup bizi seyreden ağabeyler varsa onlar ne derse o olurdu! Bizim hakemimiz vicdanımız ve büyüğümüze saygımızdı…

Sokak futbolunda eğer daimi bir kaleciniz yoksa herkes sırayla kaleye geçmek zorundaydı.

Bireysel oyun pek sevilmese de her takımın bir yıldızı vardı… Ama en güzeli de her maç bitiminde tüm takımla yapılan yeme içme etkinlikleri maçın en güzel kısmıydı... Kavga yok, gürültü yok, tribünler yoktu ama dostluk vardı o sokaklarda!

ŞİMDİ SOKAKLARDA SPOR DIŞI YAŞAM VAR

Günümüz sokaklarında artık gençler eskisi gibi futbol oynamıyor…  O güzel sokaklarımızı artık spor dışı eylemleriyle serseri gençler mesken tutmuş durumda…  Buradaki baş sorumlu insanları yanlış yola sevk eden yayın organlarının hazırladığı vurlu kırlı, sokak kavgalarıyla dolu dizilerdir.  Reyting uğruna her senaryoyu çetelerin sokak kavgaları üzerine yazıyorlar… Para işin içine girdi sokak futbolu öldü!...

Ya sokaklar cafelere döndü, ya yollara park eden otolar sokakları işgal etti, futbola alan kalmadı. Halı saha maçları moda oldu! Neden? O da paralı da ondan!....  Bizim  çocukluğumuzdaki mutluluğumuzu paraya kurban ettiler…

BİR ÖĞRETMENİN SERZENİŞİ

Tanıdığım bir öğretmen var. Şöyle diyor; 

"Siz; "Çukur" için aman ne güzel bir dizi deyip durun... Sokakta futbol oynayan masum çocukların yerine serserileri güzel göstermeye devam edin. Biz de bu serserilerin yaptığına özenip kabadayılık yapan öğrencileri sağdan soldan toplayalım… Eskiden haylaz çocuklara sokak serserisi mi olacaksın derdik.. Bu kötülemek anlamındaydı… Şimdi idol oldular… Garip değil mi?"

Çok doğru söylüyorsun sevgili öğretmenim…

Nerede benim çocukluğum?

Nerede benim iki taşı kale yapıp can kardeşlerimle top koşturduğum sokaklar!...

Çocuklar doğmaya devam ediyor ama futbolu öldürdük!

 

 

 

 

 

 

 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları





Futbol Ligleri Puan Tablosu