Kalem kılıçtan keskindir




Süper ligin devre arasını, bazı takımlar için başarıyla tamamlanan, bazıları için ise halen devam eden transfer haberleriyle geride bıraktık. İkinci yarının ilk haftasında tüm futbolseverlerin sonucunu merakla beklediği şampiyonluk yarışını doğrudan etkileyen Trabzonspor-Başakşehir karşılaşmasını büyük bir heyecanla takip ettim.

Karşılaştığım manzara: İki farklı oyun tarzı ve yalnızca bir kazanan idi.

İki yiğit çıktı meydane, ikisi de birbirinden merdane.

İki farklı sistemle takımını oynatan teknik direktörler, farklı oyun mantalitesi ile oynamaya çalışan futbolcular ve sahadan temiz (olaysız ve baş ağrımadan) bir şekilde ayrılmak isteyen bir hakem seyrettim bu akşam kısaca.

Trabzonspor, rakibine göre çok daha genç yaş ortalamasından oluşan futbolcular ile sahadaydı. Fazlasıyla (topa) sert, rakibini ısıran bir futbol anlayışıyla oynatmaya karar vermişti takımını Ünal Hoca. Bu denli sert futbol, teknik kapasitesi sınırlı ve genç Trabzonspor’a puan kazandırmaya yetmedi.

Başakşehir cephesinde ise tecrübeli ve ne istediğini bilen, sabırlı ve sonuca odaklı bir takım olduğunu söylemem gerekir. Rakibinin oynamasına izin veren fakat teknik kapasitesi yüksek oyuncularıyla yakalayacağı fırsatları ince eleyip sık dokuyarak etkili bir şekilde sonlandırıp sonuca hükmedecek bir anlayışla sahada oldukları netti. Abdullah Avcı'nın bu sabır ve oyun zekası deplasman ekibine kolaylıkla galibiyeti getirdi.

Bir tarafta adeta kılıç kuşanmış, top geçer adam geçmez anlayışıyla olağanüstü sert futboluyla sahada olan Trabzonspor, diğer tarafta kalem ile ince ince yazılmış, taktik biçilmiş, teknik olarak donatılmış bir futbol ile sahada olan Başakşehir vardı.

Bir kez daha bir klasik bozulmadı yani.

Atalarımızın da dediği gibi. Kendini ifade edebilmek kaba kuvvetten evladır yani; Kalem kılıçtan keskindir.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları





Futbol Ligleri Puan Tablosu