Sıcak değilse nazar!




Türkiye’de futbol yorumu takımların açığını kollamaktan geçiyor. Üç haftada damgayı yiyorsun. İyiysen, sonrasında her maçta önceki haftaların performansını bekliyorlar senden. Rakibin falan hiç önemi yok!... Kimle oynadığın, içerde dışarda, sıcakta % 80 nemde nasıl koşturduğun, oyun planında neyi düşündüğün hiç önemli değil! Varsa yoksa aldığın ya da alamadığın üç puan!... Attığın ya da atamadığın goller… Yediğin ya da attığın gollerdeki hatalar!... Ya da her şey bir tarafa; kem gözlerdeki nazar yakıyor, yıkıyor etrafı!... Oysa futbol bir günü ötekine pek uymayan bir sevda... Çünkü her hafta bir başka rakip var karşında.... Hepsini aynı kefeye koymak mümkün mü? 

‘GÜNEYDEN GELİYORUM NOKTA NOKTAM, GÜNEYDEN…’

İlk üç haftanın flaş takımı Galatasaray da güneyin nemli cehennem sıcağında Antalyaspor’la 1-1 berabere kaldı. Ayıptır söylemesi ben de bayram fırsatından istifade on gündür güneydeydim. Marmaris’te…  Böyle sıcak hava hamamda olmaz!... İnsanın yemek yiyesi gelmiyor. Bırakın futbol oynamayı nefes almanın zor olduğu bir havada sonuç ve futbol üzerine eleştirel konuşmak, öküz altında buzağı aramak, akıtılan tere saygısızlık anlamına geliyor. Onun için de 1-1’lik maçın yorumunda önce iyi niyetle mücadelelerinden ötürü futbolcuları kutlamak istiyorum. İki takım da çok iyi mücadele ettiler.

Galatasaray oyunu rölantiye alıp alan daraltarak Antalya’nın hızını kesmek ve ataklarını morfinlemek istedi. Başardı da… Sahasından pek çıkmadı. Rodrigues’le hızlı kontratağa kalkarak rakibi açık düşürmek istedi. Sabretti, gaz vermedi, sıcakta akıllı işler yaptı. Golü 34’te Gomis’le buldu. Bir kontratakta; Maicon’dan gelen mükemmel pası Belhanda aynı güzelliğe ekleme yaparak Rodrigues’e aktardı. Garry vites büyüttü sıfıra kaydı ortaya kesti, işi bu noktalarda sihirli dokunuşlarla gol atmak olan Gomis yine nefis bir gol attı. Eski maçlarını hatırlattı...

Galatasaray maçı 84’e kadar önde götürdü. Az daha üç puanı çantaya atıyordu ki bir başka eskimeyen sevgili Eto’o sahneye çıktı mükemmel bir kafa golüyle durumu eşitledi.

Ne yani şimdi Galatasaray’ı kınayalım mı? Antalyaspor’un hakkını vermeyelim mi?

Olaya biraz da aşkla bakmak istiyorum…

Her şey üç puan değil ki…

Galatasaray sevdalılarına da;

Rıza Polat Akkoyunlu’nun birbirini kovalayan meşhur güney mektupları dizelerindeki bir kelimeyi değiştirerek şöyle seslenmek istiyorum; ‘Güneyden geliyorum nokta noktam güneyden…’

Dün bir dosttan, uzun bir mektup aldım
Beni anlatmış sana ve sen ona
"Unuttum artık onu" demişsin.
Hem bu sözü gülerek, 
Makam-ı iftihar’la söylemişsin.
Unutamazsın Nokta Noktam
Unutamazsın!
Çünkü; unutmak için  önce unutulmak gerek
Oysa ki sen,
Hala bende esen, 
Eski kavak yelisin.
Unutamazsın...
Kan değil, tüküremezsin,
Ruj değil, silemezsin
Dişi dudaklarına, dişimle yazdığım 
İki heceli erkek adımı
Unutamazsın Nokta Noktam
Unutamazsın!
Seninle biz, halâ bir kabukta
İki badem gibiyiz.
Baharsın; kokacaksın
Güneşsin; yakacaksın.
Sabah yatağım kadar rüyâ dolu
Sabah yatağım kadar sıcaksın
Unutamam
Unutamazsın!
Şimdilik bu kadar.
Öbür mektubuma daha diyeceklerim var
Darılma bana, gücenme sakın
Antalya günlerinin bembeyaz ufkundan
Binlerce selam sana.

Tavsiye ederim Rıza Polat Akkoyunlu’nun ‘Nokta Noktam’ diyen diğer mektuplarını da bulup okuyun…

O zaman Galatasaray’ı ve Galatasaraylı olmayı futbolun bir sevda olduğunu çok daha iyi anlayacaksınız…


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları





Futbol Ligleri Puan Tablosu