Galatasaray / RÖPORTAJLAR

Ali Tanrıyar’ı uğurladık, Beyazıt’la anıları yad ettik

Galatasaray’ın en uzun ömürlü (103) Başkanı Ali Tanrıyar’ı mübarek Ramazan’ın ilk gününde ebedi istirahatgahına uğurladık. Riva'nın babası Selahattin Beyazıt'la Galatasaray üzerine lafladık...




Galatasaray’ın en uzun ömürlü (103) Başkanı Ali Tanrıyar’ı mübarek Ramazan’ın ilk gününde ebedi istirahatgahına uğurladık. Teşvikiye Camii’ndeki ikindi namazını müteakıp cenaze omuzlara alındı, sonrasında biz de bir başka efsane başkan Selahattin Beyazıt’la çöktük bir bankın üzerine, hatıraları yad ettik. 

Riva’nın babası,  üç yıl üst üste şampiyonluğun ilki, dünyanın tanıdığı başkan Selahattin Beyazıt da maşallah 86 yaşında…

Beyazıt’a, Ali Tanrıyar’ı sordum. Her zamanki gibi ‘şekerim’ diyerek başladı lafa;

‘-Şekerim, Ali Abi bizim her derdimize koşan okullu Ağabeyimiz. Doktor Ali, Spor Ali, Galatasaraylı Ali dedin mi akan sular durur. Ben 39 yaşımda Galatasaray’a Başkan olduğumda Ali Abi Taksim Hastanesi Başhekimiydi. Az kahrımızı çekmedi… Galatasaray tarihinin en yaşlı başkanı da Ali Abi oldu. Başkan olduğunda 73 yaşındaydı. Nur içinde yatsın. Mekanı cennet olsun. Sonra da 72’sinde Ünal Aysal, 77’sinde Duygun Yarsuvat yaşlı Başkan oldular… Sanki Galatasaray’da genç başkan yok! Galatasaray’da her şeyin ilki olurdu. Son zamanlarda sondan başlanır oldu!... Bunlar umutsuzluk sinyalleriydi…’

-1971-72-73’teki üst üste üç yıl şampiyonluk için işe nereden başladınız?

‘-İngiltere’den isimsiz ama futbolun beşiğinde alt yapı hocası olan Brian Birch’ü getirdim. Cesur davrandım. Onun eline de Türkiye’den seçilmiş, seçmece gençleri verdim. Birch çok ciddi ve çok otoriter bir hocaydı. Başardık. Bunu yıllar sonra yine isimsiz bir İngiliz hoca Gordon Milne’i getiren Beşiktaş yaptı onlar da üç yıl üst üste şampiyon oldular… Bizi örnek alanlar başarı çizgisini yükselttiler.  Biz bugünlere geldik. Çok üzülüyorum, zaman hükmünü icra ediyor. Dur diyen de yok. Camia suskun!’

-Bugün Başkan devirmek için imza toplanıyor….

‘- Yanlış!... Hiç Galatasaray’a yakışmayan davranışlar bunlar. Seçtiğin başkanın arkasında duracaksın ama…’

-Aması?... 

‘-Yönetime talip olanlar hizmet için gelmiyor.  Plan program, proje sunmuyor…  Amaç başka…’

-Sen git ben geleyim mi? menfaat mi?

‘-İşte bütün mesele bu!… Çünkü bu davranışın başka manası olamaz! Galatasaray çok değişti. Hizmet için yönetime gelmek gerek. Oysa şimdi şartlar değişti.’

-Siz Riva’yı aldınız. Şimdi satıyorlar. Riva’yı nasıl almıştınız?

‘-Gezerken… Tatil sabahları Riva’da yürüyüşe çıkardım. Spor olsun diye… Bir gün ıssız mekanda yanımda bir adam belirdi. Adı Hüsnü imiş… Hüsnü Bey… Benden çok büyüktü. Evlat, seni buralarda görüyorum. Çok farklı bir insansın. Gel sana bir arsa vereyim. Benim buralarda arazim çok’  dedi.  Hayrısever bir adamdı. Bedava denecek fiyata bana verdi. Ben de Galatasaray için aldım.’

-Bir kongrede sizi de kızdırmışlardı. Aynı paraya geri alırım demiştiniz. 

‘-Bazen sabırları çatlatıyorlar… İyi ki de almışım… Neredeyse 40 sene oldu. Galatasaray Riva’nın yanına bir yenisini koyacakken eldekini satıyorsa Galatasaray’ı bu hale düşürenler durup düşünmeli. Galatasaraylılar da düşünmeli, biz kimleri seçmişiz diye…’

-Siz bir gün Riva hakkında konuşsanıza… 

‘-Çok geç… ‘

-Riva bahane… Camia içinde birlik bozuldu. Sizin sözleriniz etkili olur. Keşke konuşsanız Selahattin Ağabey…

‘-Çok geç… İçim yanıyor ama artık çok geç…’ 

-Hiç de geç değil. Siz iki kez kurtarıcı olarak geldiniz bu kez de uyaran olarak görev yapınız lütfen…

‘-Dinlemezler artık. Geçti o devirler… Şimdi görenler artık ayağa bile kalkmıyor.’

-Nasıl olur. Sizi İngiltere Başbakanı Margareth Teatcher bile görünce ayağa kalkıyormuş. Öyle bir söylem var… İngiltere’ye gittiğinizde Teatcher’in odasına kapıyı vurmadan giren Tek Türk diyorlarmış sizin için.…

-Doğrudur. İkimiz de Cambridge mezunuyuz. Tabii ben onun ağabeysiyim… Bir gün ortak bir arkadaşımız bizi tanıştırmış sonrasında da iyi dost olmuştuk. Miss Teatcher daha Başbakan olmamıştı ama kimsenin odasına kapı vurmadan asla girilmez. Onu mübalağa ediyorlar. Miss Margareth Teatcher gerçekten çok iyi bir insandı.  Çok güzel günlerimiz oldu. Onlar mazide kaldı. Şimdi Ali Tanrıyar’ın arkasından şu bankta oturduk kaldık… Allah Galatasarayıma zeval vermesin ama bir bir gidiyor mümtaz şahsiyetler gözlerimiz yaşlı…’

Ali Tanrıyar Ağabeyimizi de uğurlamıştık…

Oturduğumuz yerden kalktık… Selahattin Ağabey'in koluna girip yardım edeyim dedim. Kendine has tavrıyla bana çıkıştı, yerinden kalktı Saygın bir Galatasaray başkanı edasıyla yürüdü…

Hala dinçti… Galatasaray için çok ama çok üzgündü…

Osman Tanburacı / Sporpanel.com

 

 




Bu haber 28.05.2017 11:40:43 tarihinde eklenmiştir.


Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • 'Türk oyunculara fırsat vermeliyiz'

  • 'Artık Türk takımlarını çalıştırmayacağım!'

  • 'Çift forvetli sistemden memnun kaldım'

  • Galatasaray’a kötü haber!

  • ASLAN GOLE BOĞDU: 5-1

  • Atatürk Olimpiyat Stadı yine aday!

  • A Milli Takım aday kadrosu açıklandı

  • Antalyaspor'da Samir Nasri şoku!

  • Galatasaray'dan '2 aylık' transfer!

  • Çalımbay: 'Eniştem bile 11 yapıyor!'

  • TFF'yi protesto ediyoruz!

  • Beşiktaş'tan çok sert Caner Erkin açıklaması!

  • Galatasaray'ın konuğu Gençlerbirliği

  • Avusturya'da golsüz gece

  • Başakşehir'i Visca kurtardı: 1-1

  • Özer Hurmacı'ya şok ceza!

  • PFDK kararları açıklandı!

  • Türkiye Kupası'nda kuralar çekildi

Benzer Haberler





Futbol Ligleri Puan Tablosu