Galatasaray / Röportajlar

Osman Tanburacı sordu, Alp Yalman cevapladı!

Usta kalem Osman Tanburacı'dan ses getirecek Alp Yalman röportajı..




Galatasaray’ın 25 Mart’taki Mali Kongre arifesinde seri röportajlarıma devam ediyorum. Bugün de  Başkan Alp Yalman’la beraberim. Gitmeden önce tarihin sayfalarını karıştırdım…

Vardığım nokta çok ilginç;

Dünya çok değişti. Eskiden bilgi ve deneyim önemliydi şimdi pek çok şey bilgi ve deneyimin önüne geçti; önce para!... Sonra;  lobi, vaat, biat,  iddia, yandaş avı, iletişim… Artık her şey bir tuşun ötesinde… O tuş, hepimizi tuş etti.

Bilginin temini, babalanmanın türü, yapabilirliğin gücü, geç kalmışlığın aceleciliği her şey ama her şey  o tuşun ucunda… İletişim diyorlar bunun adına…

Farkındalık, hasretlik, etkinlik,  isyan, haberleşme,  iftira parmakların ucunda…

İşinize geldiğinde tuşlayın… İşinize gelmediğinde yine tuşlayın…

Sosyal medya artık her şeyin önüne geçti.

Eski çamlar bardak oldu!

Hatırlatmakta fayda var;

Eski Başkan Alp Yalman Galatasaray’a mal olmuş saygın bir isim Mustafa Vacit Yalman’ın oğluydu.

MUSTAFA VACİT YALMAN FENERBAHÇELİYDİ

Mustafa Vacit Yalman Galatasaray Lisesi’ne girene kadar Fenerbahçeliydi…  Sonradan çok iyi bir Galatasaraylı oldu. Zor oldu ama oldu. Galatasaraylı onu çok sevdi.

Mustafa Vacit Bey’in Galatasaray’a çok hizmetleri geçti. Kulübü için fedakar ve saygın bir isimdi. Sonrasında adı Baba Yalman oldu. Baba Yalman bir de evlat verdi Galatasaray’a; Alp Yalman.

ALP YALMAN DA LİSELİ DEĞİL ROBERT KOLEJLİYDİ…

Alp Yalman Galatasaray’ın gelmiş geçmiş en uzun ömürlü yöneticisi ve en saygın başkanlarından biri oldu. Dile kolay 1973’ten itibaren tam 17 sene hiç ara vermeden her yönetim kurulunda bulundu, her başkan onu ikinci başkan yaptı. Yalman sabırla, başkanlarına kambura yatmadan sırasını bekledi ve  1990’da Başkan oldu,  parlak zaferler kazandı, liyakatten örnekler verdi, 1996’da başkanlığı Faruk Süren’e borçsuz devretti. 

Sonrasında Galatasaray’ın hayrı için 2002’de Başkan Özhan Canaydın’ın ısrarı üzerine ‘ben başkandım, olmaz’ demedi, ‘Galatasaray’ın bana ihtiyacı varsa emriniz olur, diyerek  kapris yapmadan tekrar yönetime girdi. 

Dün de Başkan Dursun Özbek, Alp Yalman’ı Galatasaray Sportif A.Ş’de  göreve davet etti.   Yalman ortamla pek uyuşmasa da yine Galatasaray’a hayır diyemedi…

Alp Yalman Galatasaray Liseli değildi… Robert Kolej mezunu, Lozan’da tahsil görmüş bir Galatasaraylıydı…

GALATASARAY’IN KURULUŞU AVRUPA’YA BAŞKALDIRIYDI

Yalman beni Papermoon’a değil, Üsküdar Doğancılar’da eski Galatasaraylı futbolcu Küçük Metin’in küçük mekanı, etin lezzet diyarına götürdü.  Kahvelerimizi yudumlarken başladı anlatmaya…

-Babamın sınıf arkadaşları hep bizdeydi.  Her lafın başında G vardı… Ben Galatasaray’la büyüdüm… 

-Galatasaray da sizle daha da büyüdü…

Estağfurullah. Galatasaray gayretli, özverili, ne yaptığını bilen, kökü Ali Sami Yen’e dayalı pek çok kişinin omuzlarında büyüdü…  Galatasaray Lisesi bu milletin kaderini etkilemiş çok önemli bir kurum. Sporun yatağı… Başlangıcı… Galatasaray Spor Kulübü bu okuldan doğdu. 

Bakın Galatasaray’ı anlamak için şunu net ifade etmek gerek;

Ali Sami Yen Bey, Osmanlı’nın son günlerinde ‘Avrupa’ya bir başkaldırı olarak Galatasaray Kulübü’nü kurdu.  Onun için de Galatasaray sıradan bir kulüp değildir. Ülkenin temel taşlarındandır.

Galatasaray’ın mensubu olmak bu yüzden ayrıcalıklı bir durumdur. Bu ayrıcalığı her Galatasaraylı; başkanı, üyesi, taraftarı hissetmeli ve ona göre davranmalıdır. 

Bu şarttır. Ayrıca;

Ali Sami Yen Bey’in kuruluştaki amacı Fenerbahçe’yi yenmek değildi. Amaç; Türk olmayan takımları yenmekti.  Amaç, bizi yıkmak isteyenlere karşı ülkenin onurunu ayağa kaldıran bir güç gösterisiydi.

Vatanı işgale yeltenen yabancılara karşı bir isyandı. Düzene baş kaldırıydı!...

Önce bu bilinmeli.

-Dünden bu güne neler oldu da Galatasaray Spor Kulübü zor duruma düştü?

Yıllar önce galiba 2002 falandı… Gazete patronu Galatasaraylı dostum Ercan Arıklı bana bir gün ‘Galatasaray değerlerini kaybetti’ demişti… Epey tartışmıştık… Kabullenmek istememiştim. Son yıllarda bakıyorum da Ercan Arıklı haklıymış… . Sonra sen de ‘Lisedeki Sarı Tribündeki Kırmızı’ adlı bir Galatasaray kitabı yayınladın… Bana da hediye ettin. Her şeyi yazmışsın… Ercan’a hak verdim… Nur içinde yatsın…

-Ali Uras yönetiminde vardınız, Ali Tanrıyar yönetiminde Alman Hoca Jupp Derwal’i getirendiniz,  14 sene sonra Galatasaray’ı şampiyon yapanlardandınız…  Neuchatel zaferinde vardınız, 1990’da Başkan oldunuz; Manchester’ United’i eleyerek Galatasaray’ı ilk kez Şampiyonlar Ligi’ne soktunuz, gençlerden bir Galatasaray yarattınız. Yarattınız, yarattınız, yarattınız… Bunca başarılara ilaveten 1996’da Faruk Süren yönetimine BORÇSUZ bir Galatasaray bıraktınız. Neden Galatasaray battı?

Evet, borçsuz bir Galatasaray bıraktım. Yalman’dan sonra Van Gobbel  için 3.5 milyon dolar ödedik diyenler, olmayan paradan mı verdiler acaba?  Biz sadece borçsuz kulüp bırakmadık repoda para da bıraktık!

Ben 1990-1996 arası başkandım. Asla imkanlarımı zorlamadım. 1992’de güçlü bir atak yapacaktık devalüasyon oldu, frene bastık. Koltuğu değil kulübü düşündük.  İdare ettiğim kulüp babamın malı değildi!... Dikkat etmeliydim. Okula dayalı bir kulüp başkanı daha dikkatli olmalıydı. Öyle yaptım. Yönetimlerimde göreve göre isim seçtim. Uyumu tercih ettim. Başarılı olduk. 

EKONOMİK GÜÇ ZAYFLADI MI HER ŞEY OLUR

- Şimdi kulüp borç içinde. Kur farkından borç çoğaldı deniyor… Yoksa Galatasaray yanlış mı yönetildi?

Bu çok dikkat edilecek bir konu. Ekonomik güç zayıfladı mı her şey olur. İlkeler de değerler de zayıflar… Kendi imkanlarının dışında yaşayanlar yok olurlar. Allah Galatasaray’ı korusun. Gelirlerin %100’ünü harcamak marifet değil. İleriye dönük borçlanmada kulübünü düşüneceksin. Bugün bütün gelirler temlik altında… Varsa bir kabahat genel kurulun… Genel kurul bazılarının hakimiyetinde… Birleştirici değil, bölücü. Menfaat grupları var. 

Ben çok önceden stadı yapıp 1996’da bırakama kararı vermiştim. Veda konuşmam dahi hazırdı. 1994 seçimlerinden sonra gördüm ki menfaat grupları var. 1996’da kararımı değiştirdim devam kararı aldım. Kulüp kötüye gidebilirdi, tepki olarak seçime girdim. Ben kazanamadım. Galatasaray kaybetti.

-Adnan Polat’ın ibrasızlık dönemini andırmıyor mu?

Çok doğru Adnan Polat’ın ibra edilmemesi de Galatasaray’ın yapacağı en büyük ayıptı. Bundan daha kötüsünü yap desen yapılamazdı!... Galatasaray’ın bir başkanını ibra etmemesi ayıbın ötesinde bir şeydi. Tarihte örneği yoktu. Utanılacak bir şeydi. Genel Kurul hata etti. Bunun sebebi de camia içi hizipleşmeydi.  Adnan Polat ve yönetimi ibra edilmeyerek seçime gidildi ama kaybeden yine Galatasaray oldu. Sonrasına hep birlikte şahit olduk. Genel kurul bir kez daha hayallerin peşinden gitti.

-Uzun atlama yapıp 1996’lardan 2011’e sıçradık. Geri dönelim… Faruk Süren döneminde UEFA Kupası da vardı, Süper Kupa da… Haksızlık etmeyelim…

Ben de geriye dönüp cevaplayayım; Suphi Batur zamanı tahtaya yazılan yönetim listeleri vardı ama bugünkü gibi hizipleşme yoktu. Herkes birbirini tanıyordu. Bugün koltuk uğruna kavga ortamı yaratıldı. Faruk Süren’in ilk mali kurulunda 20 milyon dolar bütçe açığı vardı. Çöküş daha ilk sene belli olmuştu! İş orada başladı ve bitti!... Ancak Süren hep genel kurul topladı, harcama yetkisi aldı. Genel Kurul o günlerde hep hayal peşinde koştu… Onay verdi. Film koptu. 

Evet Süren döneminde Galatasaray büyük başarılar kazandı. 4 yıllık şampiyonluk, UEFA, Süper Kupa falan güzel şeyler ama mali yapın sağlamsa bunu yaparsın. Borçlanarak yapıyorsan kulübü ateşe atarsın. Bunun adı da başarı olamaz, tam tersine kayıp yılları olur. Çöküşün başlangıcı olur. Galatasaray bunun farkına varamadı. Yani çöküş o zaman başladı!

Genel kurulun ağırlığı varken  tek başınıza buna mani olamazsınız.  Borca batıştan; önce Başkan Süren sonra Genel kurul sorumludur .

-Faruk Süren de şartları öne sürüyor. İnan Kıraç bana GS amblemini vermedi diyor.

Peki o amblemi İnan Kıraç’a kim verdi? Faruk Süren… Neden verdi? Vermeseydi. GS ambleminin içinde 1905 vardı. Amblem Galatasaray Spor Kulübü’nündü. Süren dönemi  hediyelik eşya konusunda Hepatu firması vardı.  Amblem yüzünden Hepatu’yu da batırdılar… Bunların hepsi hata idi. Kimse üstlenmedi.

-O dönemlerde stat işi de ayyuka çıkmıştı… Sonrasında ASY de kaybedildi…

ASY bir başka yaradır içimde… ASY kaybedilmemliydi. Ben o dönemde çok çaba sarfettim.  ASY’nin yanındaki (şimdi otel yapılıyor) o yeri ben 1992’de zamanın Başbakanı Süleyman Demirel’den 2 milyon dolara tapusuyla almıştım. Amacım onu emsal gösterip ASY’nin arsasını da almaktı. Planım hazırdı. 2 dönümlük yer 2 milyon dolar ise ASY’nin arsası da en çok 30 milyon dolar ederdi. Devletle uzlaşır orayı Galatasaray’a kazandırır, 4 sene içinde stadımı da yapar giderdim. Ancak biz 1994’ten itibaren hep kavgayı tercih ettik. Kavga etmekten bütün fırsatları kaçırdık.

-Kimlerdi bu kavgacılar?

Beni tanırsın Tanburacı kavgadan ve isim vermekten hoşlanmam. Kavganın adımları ve adları belli. Geçmişi bilen onları da bilir. 

1994’te yönetime Canaydın, Süren ve Erzen girdi ASY işi bozuldu… Sonrasında Faruk Süren devletten benim 30 milyon dolara tapusunu alacağım ASY’nin sadece üst hakkını 68 milyon dolara aldı.  Taksit taksit… Onu da ödemedi,  Özhan Canaydın geldi o da ödemedi  ASY elden gitti!

Oysa ben ASY’i 30 milyon dolara satın alacaktım. Galatasaray’ın da 1996-97’de Mecidiyeköy’de mükemmel bir stadı olacaktı. Mani olundu… 

KULÜP YÖNETMEK AYAK-YORGAN MESELESİDİR

- Ünal Aysal hakkındaki görüşleriniz?

Ünal Aysal doğru işler de yaptı ama Galatasaray’ın kucağına bomba bıraktı…

Sermaye artışı doğruydu; doğru, yanlış sonuçlar verdi!

O para yok oldu! Çarçur oldu!... Transferlere gitti, sebil oldu… Borçlar ödenmedi!... Yazık oldu.

Kulüp yönetmek ayak-yorgan meselesidir. Ya ayağını yorganına göre uzatacak ya da yorgan ayağına göre olacak!... Bu dengeyi kuramazsan kulübe yazık edersin. Paraya yaslanıp başarı peşinde koşmak koşanı değil ama Galatasaray’ı yorar. Kriz geçirtir. Nitekim öyle oldu. Aysal başkanlıktan feragat etti!

Galatasaray asla feragat etmez. Galatasaray muktedir olmayı hedefler. Galatasaray iktidardır.

-Paralı Başkan hakkında görüşleriniz?

Paralı başkan arayışı Galatasaray için zuldür. Galatasaray’ı yönetmek için paradan önce akıl gerek. Ancak ne yazık ki Galatasaray hep paralı başkan arıyor. Ya da parayı bulacak isim… Oysa Galatasaray’ın gücü maddi imkanları yaratır. Ancak parayı kullanmak da akıl ister, evsaflı insanlar ister. Galatasaray Lisesi de evsaflı insanlar yetiştirmek içindir. Onlar da menfaat peşinde koşmaz. Tam tersine hizmet aşkıyla doludur. 

-Galatasaray neyi başaramadı?

Galatasaray iki şeyi beceremedi.

1-Seçmesini bilemedi,

2-Seçtiğinin arkasında duramadı!

Her an istifa et git demekle Galatasaray’ın yoluna mayın döşenmez!

Genel kurulun seçtiği insanlar emaneti devralırlar. Gün gelir geri verirler… Borç içinde devrederlerse ne kıymeti kalır o hizmetin, ne kıymeti kalır o kupaların!

- Dursun Özbek yönetimini nasıl buluyorsunuz?

Ellerinden geleni yapıyorlar…

-Tavsiyeniz var mı?

Yönetimine sahip çıkmalı, alt yapıya önem vermeli.  Miadı dolmuşları elden çıkartmalı. Futbolculara fazla para kaptırmamalı. İstikrardan yana olmalı. Devletle iyi geçinmeli. Vaatlerini yerine getirmeli. İktidar olmayı becerebilmeli. Kimseye pabuç bırakmamalı. Galatasaray’da birliği sağlamalı.

-Çok şey istediniz gibi…

Bunlar Galatasaray’ı çuvalla para harcayıp gırtlağa kadar borca sokarak şampiyon yapmaktan çok daha kolay işler ama yürek, sabır ve akıl ister. Galatasaray başkanında da bu özellikler olmalıdır.

-Tekrar başkanlığa aday olur musunuz?

Galatasaray’ın Başkanı Dursun Özbek’tir. Seçim de gelecek sene. Galatasaray’da artık görev almam. Alamam… O mevsim geçti…

Osman Tanburacı / Sporpanel.com




Bu haber 21.03.2017 08:46:51 tarihinde eklenmiştir.


Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • Başakşehir son 16'da

  • Karabükspor elendi!

  • PFDK Gomis'in cezasını açıkladı

  • Antalyaspor’da Nasri depremi!

  • Galatasaray'da Palabıyık tepkisi

  • Tamer Tuna: 'Potansiyelimiz yüksek'

  • 'Geceleri rahat uyuyamıyorum!'

  • 'Bosna işi Terim'in PR çalışması'

  • Galatasaray'dan Dilmen'e flaş yanıt!

  • Divan bitti kerevetine çıkalım!

  • 10 kişiye rağmen tur Osmanlı'nın

  • Alanya'ya büyük şok!

  • Fenerbahçe yine fark attı!

  • Darp edilen futbolcu konuştu!

  • Fatih Altaylı özür diledi!

  • Divan Kurulu toplantısı sona erdi

  • Üyelerden büyük tepki! Divan'da inanılmaz anlar!

  • Özbek müjdeyi verdi

Benzer Haberler





Futbol Ligleri Puan Tablosu