Ağlamayı özlemişiz!




Yazık!

Ben nasıl bu kadar güzel, bu kadar keyifli bir oyunu bunca yıl kaçırmışım. Kaçan yıllarıma yazık.  Genel liglerde izlediğimden daha çok topuk pası, daha çok vole, daha çok direkten dönen top ve daha yüksek bir mücadele izledim bugün. Tüylerim diken diken. Sizi desteklemek bana nasip olduğu için, şükrediyorum.

Nasıl başlasam?

Oyun hızlı başladı diyeceğim, sonrasında duruldu sanılacak. Diyemiyorum. 50 dakikanın 50’si de bu kadar heyecan dolu, bu kadar keyifli olabilir mi? Demek ki olabilirmiş.

Sol ayağı doğuştan olmayan Serkan öyle bir asist yapıyor ki ilk yarının sonunda, "diğer" milli takımda bu asisti yapamayacak 7 oyuncu sayarım. Ve yine sol ayağı doğuştan kısa olan Ömer Güleryüz, öyle bir şut çekiyor ki, ağları delmeye ramak kala bir hızda füzesini kaleye gönderiyor. Milli takımımız 1-0 öne geçiyor. 

Mücadele bu işte!

48. dakikada Muhammet 3’e 1 yakalandığımız pozisyonda öyle bir müdahale yaptı ki, onu işte diğer milli takımda yapamayacak oyuncuları çok kolay sayarım. 18 kişilik kadrodan bir tane bile o kadar mücadeleci futbolcu çıkmaz. Mücadeleyi geçtim, yetenek bunun adı!  Hem de inanılmaz bir yetenek!

Bizim golün dakika benzeri

İlk yarının son dakikasında galibiyet golünü getiren Ömer gibi, Westbrook da ikinci yarının son dakikasında müthiş bir kafa golüne imza attı. Ülke olarak şu duran toplarla ne alıp veremediğimiz var bilmiyorum ama, millilerimiz de aynı dertten muzdarip.  Gol duran top sonrası oluşan kafa golüyle oldu. Ah bunu da bir yensek, neler neler yapacağız.

Biz bitti demeden…

Hani o zamanında “diğer”leri için kullandığımız “biz bitti demeden bitmez” lafı, işte burada tekrarlandı. Uzatmalarda gelen golle, Türkiye kupaya uzandı!

Şırnak’ta mayına basan güzel gazimiz Osman, vatanına ve milletine sadece bacağını değil, yüreğini de vermiş! O nasıl goldür Osman! O nasıl asisttir Barış! Siz neler yapıyorsunuz öyle? Gol atılıyor, gol sevinci sonrası maç başlıyor, Barış yine sanki mağlup takım oyuncusuymuşçasına topu kapıp kaleciyle karşı karşıya kalıyor. Oyunu soğutmak mı? Zaman geçirmek mi? Bu oyunda bunların hiçbirini görmedik!

Ben yoruldum!

Ah be çocuklar. Öyle bir oynadınız, öyle bir mücadele sergilediniz ki, sizi izlerken ben yoruldum. 

İlginç bir bilgi

Hazırlık maçları hariç, tüm resmi maçlarda, İngiltere’ye karşı Türkiye’nin sadece 4 golü var. İkisini bugün Ömer ve Osman attı. Peki ya diğer iki gol?

Sizi şaşırtmayacağım. İngiltere’ye tarihimizde attığımız diğer iki golü de Ampute Milli takımımız atıp, 2-1’lik galibiyeti getirmişti. Biz bu çocuklara Türkiye’nin gururusunuz derken, sebeplerimiz çok!

Her spor sitesinin takıldığı nokta

Rakip takıma top gelince gelen taraftar ıslıkları, diğer spor siteleri tarafından üzücü bulunmuş, yadırganmış. Neden? Bu bir maç. Top desteklenen takımda değil de rakipteyse, onu etkilemek ve topu kaptırması için çabalamak, ıslıklamak, futbolda olan şeyler. Hem de dünyanın her yerinde olan şeyler. Olacak da! Asıl yadırganması gereken onları diğerlerinden ayrı tutmak ve yaptığınız yapmacıklık. Duyar kasmanız gerektiği yerlerde bakıyoruz sesiniz çıkmıyor. Gereksiz duyarlardan kaçınınız, özellikle böyle özel bir günde. 

Emin olun bu çocukların sizin gereksiz duyarlarınıza ve adil olmayan yorumlarınıza ihtiyacı yok! Ülkece başaramadığımız tek şey, maç bittikten sonra her iki takımı da alkışlamak. Bunu yapamıyoruz. Ama işte bugün gerçek bir taraftar gibi, bitiş düdüğünden sonra İngiliz'ler alkışlandı. İkincilik madalyalarını alkışlar eşliğinde aldı. Daha ne istiyorsunuz? Oldu olacak yediğimiz golde de "goooooool" diye ayağa fırlayalım.

Şampiyonuz!

Avrupa şampiyonuyuz işte, daha ötesi mi var? 2017 Avrupa Futbol Şampiyonuyuz! Asırlar olmuş sanki milli maç heyecanıyla ağlamayalı, mutluluktan uçmayalı. Bunları bize yaşattınız ya, çok büyüksünüz hepiniz!

Müdürüne söz vermiş

Maç sonrası röportajları, maçtan daha duygusal, daha mutluluk vericiydi. Hepsi diyor ki taraftar! Ağlıyorlar mutluluktan… Osman geliyor röportaja, “işyerimdeki müdürüme ve iş arkadaşlarıma kupa sözü vermiştim, hepinizden Allah razı olsun” diyor. “İşyerim” diyor. Pirim demiyor. Biz daha nasıl anlatalım bugünü?

“Dedik ki final için bin kişiyi nasıl toplarız, geldik ve kırk bir bin kişi var” diyorlar yine röportajlarda gözleri dolu dolu. Varız tabi! Bundan sonra da olacağız. Her fırsatımızda sizi destekleyeceğiz. Bu kadar büyük olduğunuzu bilememek bizim eşekliğimiz, affedin.  Artık attığınız her adımda, değneğiniz bizleriz!

Son söz “diğer”lerine, Hababam Sınıfı Ahmet’ten geliyor;

Utanacağınızı bilsek yüzünüze tükürmek isterdik, ama ondan da anlamazsınız ki siz!


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları





Futbol Ligleri Puan Tablosu